i̇ktisat online (ekonomi online) – İktisat Sözlüğü
(bkz:Pazarlama miyopluğu), işletmelerin ürün veya hizmetlerine aşırı odaklanarak müşterilerin asıl ihtiyaçlarını ve pazarın genel trendlerini göz ardı etmesi durumudur. Bu durum, işletmelerin pazar paylarını kaybetmelerine ve hatta başarısız olmalarına yol açabilir.

Pazarlama miyopluğu belirtileri:

Ürün veya hizmeti "tek gerçek ürün" olarak görme
Müşterileri sadece ürün veya hizmetin fonksiyonlarına göre değerlendirme
Rakipleri sadece aynı ürünü veya hizmeti sunan firmalar olarak görme
Pazarlama faaliyetlerini sadece satış artırmaya odaklama
Uzun vadeli pazarlama planı ve vizyonu eksikliği

Pazarlama miyopluğu örnekleri:

Kodak'ın dijital fotoğrafçılık trendini göz ardı etmesi
Nokia'nın akıllı telefon pazarındaki değişimlere ayak uyduramaması
Blockbuster'ın video akış hizmetlerine geçmekte gecikmesi

Pazarlama miyopluğundan kaçınmak için:

Müşterilerin asıl ihtiyaçlarını ve isteklerini anlamak için pazar araştırması yapmak
Pazar trendlerini ve rakipleri sürekli takip etmek

Ürün veya hizmeti bir çözüm olarak sunmak ve müşterinin bakış açısına göre değerlendirmek

Uzun vadeli pazarlama planı ve vizyonu oluşturmak

Pazarlama faaliyetlerini sadece satış artırmaya değil, marka bilinirliği ve müşteri sadakati oluşturmaya da odaklamak

Pazarlama miyopluğu, işletmeler için ciddi bir tehdit oluşturabilir. Bu nedenle, işletmelerin bu durumun farkında olması ve gerekli önlemleri alması önemlidir.

(bkz:pazarlama)
AIDA pazarlama, Amerikalı (bkz:reklamcı) Elmo Lewis tarafından geliştirilen, klasik bir (bkz:pazarlama) modelidir. Bu model, müşterilerin satın alma kararlarını nasıl verdiklerini açıklar ve daha etkili pazarlama kampanyaları oluşturmak için bir çerçeve sunar.

(bkz:AIDA), dört aşamadan oluşur:

1. Dikkat Çekme (Attention)

Bu aşamada, müşterinin dikkatini çekmek ve ilgisini uyandırmak önemlidir. Bunu yapmak için çarpıcı görseller, ilgi çekici başlıklar ve güçlü mesajlar kullanılabilir.

2. İlgi Uyandırma (Interest)

Bu aşamada, müşterinin ürün veya hizmete olan ilgisini korumak ve daha fazla bilgi edinmesini sağlamak önemlidir. Bunu yapmak için ürünün veya hizmetin faydalarını ve özelliklerini vurgulayan bilgiler sunulabilir.

3. Arzu Oluşturma (Desire)

Bu aşamada, müşterinin ürünü veya hizmeti satın alma arzusunu yaratmak önemlidir. Bunu yapmak için ürünün veya hizmetinin nasıl bir yaşam tarzı sunacağını ve müşterinin problemlerini nasıl çözeceğini gösteren mesajlar kullanılabilir.

4. Eyleme Geçirme (Action)

Bu aşamada, müşteriyi satın alma işlemini tamamlamaya teşvik etmek önemlidir. Bunu yapmak için sınırlı süreli teklifler, ücretsiz denemeler veya indirim kuponları gibi teşvikler kullanılabilir.

AIDA pazarlama modeli, her sektörden ve her büyüklükteki işletme tarafından kullanılabilir. Pazarlama kampanyalarının daha etkili olmasını ve daha fazla satış yapılmasını sağlar.

AIDA pazarlama modelinin bazı avantajları şunlardır:

Basit ve anlaşılması kolaydır.
Her sektörde kullanılabilir.
Pazarlama kampanyalarının daha etkili olmasını sağlar.
Daha fazla satış yapılmasını sağlar.

AIDA pazarlama modelinin bazı dezavantajları şunlardır:

Müşterilerin satın alma kararlarının her zaman bu modeli takip etmediği varsayılır.
Model, müşterilerin duygusal yönlerini yeterince dikkate almaz.

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte müşteri davranışları da değişmektedir.

AIDA pazarlama modeli, klasik bir pazarlama modeli olmasına rağmen günümüzde hala geçerliliğini korumaktadır. Pazarlama kampanyalarının daha etkili olmasını ve daha fazla satış yapılmasını sağlamak için kullanılabilecek faydalı bir araçtır.
The (bkz:AMA) is a professional association that boasts a massive global community of marketing professionals. It's one of the largest of its kind in the world. The AMA's mission is to provide resources, tools, and support that help marketers excel and to advance the field of marketing in a positive, ethical way.

What Does the AMA Offer?

Professional Development: The AMA offers extensive resources for skill-building, including webinars, certifications, conferences, and more.

(bkz:Networking): They facilitate a vast network of professionals, creating opportunities for connection and collaboration.

Publications: The AMA publishes respected journals like the "Journal of Marketing" and the "Journal of Marketing Research," offering cutting-edge research and thought leadership.

Knowledge Hub: Their website is a treasure trove of articles, toolkits, and best practices for marketers at different stages of their careers.

Advocacy: The AMA works to promote the value of marketing and its positive outcomes within businesses and society.
Akademik enflasyon, lisans derecesine sahip mezunların, arzu ettikleri pozisyonlarda ve beklenti içine girdikleri göreceli yüksek ücret seviyelerinde istihdam edilememesi durumudur. Bu kavram, Türk yükseköğrenim sistemi ve genç işsizlik üzerindeki etkileriyle ilgili birçok çalışmada ele alınmıştır. (bkz:Akademik enflasyon), iş piyasasının reel anlamda büyümüyorken, yani akademisyenler ve mezunlar için yeni ve daha iyi iş imkânları yaratılmıyorken, yeni açılan üniversitelerin, diplomaların reel değerinin düşmesi gibi olumsuz etkilere yol açtığı ifade edilmektedir

. Türkiye'de bu duruma neden olan faktörler arasında (bkz:HİBÜP) (Her İle Bir Üniversite Politikası) ve bilim-teknoloji alanında politika yapıcıların etkisi olduğu belirtilmektedir

. Akademik enflasyon, (bkz:diplomalı işsizlik) veya genç işsizlikle bağlantılı olarak ele alınmaktadır

. Bu kavram, akademik piyasaların genişlemesi, akademik personel sayısındaki artış ve bu durumun iş piyasasına etkileri üzerine yapılan çalışmalarla incelenmektedir.

(bkz:enflasyon)
Savaş ekonomisi, bir devletin savaş zamanında ekonomisini canlı tutmak için aldığı önlemlerin genel adıdır. Philippe Le Billon bu olguyu "vahşetin kontrol altında tutulabilmesi amacıyla kaynakların üretim, aktarım ve paylaşımının düzenlenmesi"olarak tanımlamaktadır.

Savaş zamanında ülkeler, yurt içindekiiktisadi kaynaklarının çoğunu halkın refahını arttıran kalemlerden çekip savaşta kullanılacak ürünlerin üretimine kaydırır. Bu durum, üretimde ve tüketimde birtakım değişikliklere yol açar.

Savaş ekonomisinin bazı önemli özellikleri şunlardır:

Kaynakların savaşa öncelik verilmesi:Ekonomik kaynaklar, askeri ihtiyaçları karşılamak için öncelikli olarak kullanılır. Bu durum, sivil üretimde ve tüketimde kısıtlamalara yol açabilir.

Devletin ekonomideki rolünün artması:Savaş zamanında devlet, ekonomide daha aktif bir rol oynar. Fiyat kontrolleri, üretim kotaları ve karne gibi araçlar kullanarak kaynakların savaşa uygun şekilde tahsis edilmesini sağlar.

Ekonomide militarizasyon:Savaş ekonomisi, üretim ve tüketimin militarize olmasına yol açar. Ekonomik faaliyetler, askeri ihtiyaçlara göre yönlendirilir.
Ekonomik belirsizliklerin artması: Savaş, ekonomiyi oldukça belirsiz bir hale getirir. Savaşın gidişatına bağlı olarak, ekonomik göstergelerde ani değişimler olabilir.

Savaş ekonomisinin etkileri sadece savaş döneminde kalmaz, savaştan sonra da uzun yıllar hissedilmeye devam eder. Savaş sonrası dönemde ekonominin yeniden normalleşmesi zaman alır.

Savaş ekonomisinin bazı tarihsel örnekleri şunlardır:

Birinci Dünya Savaşı:Bu savaş sırasında, birçok ülke savaş ekonomisine geçmiştir. Almanya, savaşın başlamasından itibaren kaynaklarını savaşa yoğunlaştırmıştır. Bu durum, Almanya'nın savaşın ilk yıllarında önemli bir askeri üstünlük elde etmesine katkıda bulunmuştur.

İkinci Dünya Savaşı: Bu savaş, savaş ekonomisinin en yaygın şekilde uygulandığı dönemdir. Savaşın tüm tarafları, ekonomilerini savaşa endekslemiştir. ABD, savaş sırasında büyük bir üretim kapasitesi oluşturmuş ve bu sayede müttefiklerine de yardımda bulunabilmiştir.

Soğuk Savaş:Soğuk Savaş döneminde de, her iki blok da ekonomilerini bir askeri rekabete hazırlamıştır. Bu durum, her iki tarafta da önemli bir silahlanma yarışına yol açmıştır.

Savaş ekonomisi,ülkeler için oldukça zorlayıcı bir süreçtir. Bu süreçte, ekonomik ve sosyal açıdan birçok sorun ortaya çıkabilir. Savaş ekonomisinin etkilerini en aza indirmek için, ülkelerin savaş sonrası dönemde ekonomilerini yeniden inşa etmek için gerekli adımları atmaları gerekir.
Bir yatırım fonu, birden fazla yatırımcının parasını bir araya getiren ve profesyonel bir yönetici tarafından yönetilen bir paraya yatırım havuzudur. (bkz:Fon) yöneticisi, parayı hisse senedi, tahvil, para piyasası araçları veya diğer varlıklara yatırır. Yatırımcılar, fonun değerindeki artıştan veya azalıştan pay alır.

Yatırım fonları, bireysel yatırımcıların çeşitli varlık sınıflarına yatırım yapmalarını ve profesyonel yönetime erişmelerini sağlar. Ayrıca, yatırım fonları, riskleri çeşitlendirmeye ve yatırımlarını çeşitlendirmeye yardımcı olabilir.

Birçok farklı yatırım fonu türü vardır. En yaygın fon türlerinden bazıları şunlardır:

Hisse fonları:Hisse senetlerine yatırım yapan fonlardır. (bkz:Hisse senedi) (pay senedi) fonları, büyüme fonları, gelir fonları ve sektörel fonlar dahil olmak üzere çeşitli alt kategorilere ayrılır.

Tahvil fonları: Tahvillere yatırım yapan fonlardır. Tahvil fonları, genel tahvil fonları, yüksek getirili tahvil fonları ve belediye tahvil fonları dahil olmak üzere çeşitli alt kategorilere ayrılır.

Para piyasası fonları: Kısa vadeli, yüksek kaliteli borçlanma araçlarına yatırım yapan fonlardır. Para piyasası fonları, yatırımcılar için birincil (bkz:para piyasası) araçları olarak kabul edilir.

Karma fonlar:Hem hisse senedi hem de tahvillere yatırım yapan fonlardır. Karma fonlar, dengeli fonlar ve agresif büyüme fonları dahil olmak üzere çeşitli alt kategorilere ayrılır.

Bir yatırım fonu seçerken, aşağıdakileri göz önünde bulundurmanız önemlidir:

Yatırım hedefleriniz:Yatırım fonu seçerken, zaman ufkunuzu ve risk toleransınızı göz önünde bulundurmanız önemlidir. Örneğin, emekliliğiniz için yatırım yapıyorsanız, uzun vadeli bir yatırım ufku ve nispeten düşük bir risk toleransınız olabilir.

Fonun risk profili: Her yatırım fonunun kendine özgü bir risk profili vardır. Bir fon seçmeden önce, fonun risk profilini ve sizin için uygun olup olmadığını anladığınızdan emin olun.

Fonun masrafları:Yatırım fonları, çeşitli ücretler ve masraflar alır. Bir fon seçmeden önce, fonun ücretlerini ve masraflarını ve bunların getirilerinizi nasıl etkileyebileceğini anladığınızdan emin olun.

Fonun performansı:Bir fon seçerken, geçmiş performansı göz önünde bulundurmak önemlidir. Ancak, geçmiş performansın gelecekteki getirilerin bir garantisi olmadığını unutmamak önemlidir.
Elektrikli Araçlar Fonu, elektrikli araçlar (EV'ler) ve ilgili sektörlerle ilgili hisse senetlerine yatırım yapan bir yatırım fonudur. EV'ler, geleneksel benzinli veya dizel araçlara kıyasla daha temiz ve daha sürdürülebilir bir ulaşım şekli olarak görülüyor. Bu nedenle, (bkz:EV) pazarının önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde büyümesi bekleniyor.

Elektrikli Araçlar Fonları, yatırımcılara aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli faydalar sunabilir:

EV pazarına maruz kalma:Bir Elektrikli Araçlar Fonu, yatırımcıların, tek bir şirketin hisselerini satın almadan EV pazarına yatırım yapmalarını sağlar.

Olası yüksek getiri:EV pazarının önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde büyümesi beklendiğinden, Elektrikli Araçlar Fonları yatırımcılara yüksek getiri sağlayabilir.

Çeşitlendirme: Bir Elektrikli Araçlar Fonu, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmelerine ve risklerini azaltmalarına yardımcı olabilir.

Bununla birlikte, Elektrikli Araçlar Fonları ile ilişkili bazı riskler de vardır:

Pazar riski:Tüm hisse senedi fonları gibi, Elektrikli Araçlar Fonları da piyasa riskine maruz kalır. Bu, fonun değerinin genel pazarla birlikte düşebileceği anlamına gelir.

Volatilite: EV pazarı nispeten yeni ve nispeten küçük. Bu, Elektrikli Araçlar Fonlarının diğer hisse senedi fonlarından daha değişken olabileceği anlamına gelir.

Yüksek ücretler: Bazı Elektrikli Araçlar Fonları, diğer hisse senedi fonlarından daha yüksek ücretler alabilir.

(bkz:yatırım fonları)
Webmaster, bir web sitesinin veya web uygulamalarının tasarımından, geliştirilmesinden, bakımından ve yönetiminden sorumlu olan kişidir. Webmaster'lar, web sitesinin teknik altyapısını ve içeriğini yönetmekten sorumludur.

Webmaster'ın görevleri şunları içerir:

Web sitesinin tasarımını ve işlevselliğini planlamak ve geliştirmek

Web sitesinin içeriğini oluşturmak ve güncellemek

Web sitesinin güvenliğini ve performansını izlemek ve optimize etmek

Web sitesinin kullanıcı deneyimini (UX) ve arama motoru optimizasyonunu (SEO) geliştirmek

Web sitesinin teknik sorunlarını gidermek

Webmasterlar, web sitesinin başarısından sorumlu olan önemli kişilerdir. Teknik becerilere, yaratıcı düşünmeye ve problem çözme becerilerine sahip olmaları gerekir.

Webmaster olmak için:

Bilgisayar bilimleri, web geliştirme veya ilgili bir alanda eğitim almış olmak
HTML, CSS, JavaScript ve PHP gibi web programlama dillerinde yetkin olmak
Veritabanı yönetim sistemleri (DBMS) hakkında bilgi sahibi olmak

Arama motoru optimizasyonu (SEO) ve kullanıcı deneyimi (UX) hakkında bilgi sahibi olmak

Problem çözme ve analitik düşünme becerilerine sahip olmak

Webmasterlar, çeşitli sektörlerde çalışabilirler. Kendi web sitelerini yönetebilirler veya bir şirket veya kuruluş için çalışabilirler.

Webmasterların maaşları, deneyimlerine, becerilerine ve çalıştıkları sektöre göre değişiklik gösterir.

(bkz:seo)
(bkz:ux)
Pazarlama, bir ürün veya hizmeti müşteriye ulaştırmak için kullanılan bir dizi faaliyeti kapsayan geniş bir alandır. Bu faaliyetler arasında ürün geliştirme, fiyatlandırma, dağıtım ve promosyon yer alır. Pazarlama, günümüzün karmaşık ve rekabetçi pazarlarında işletmelerin başarısı için kritik öneme sahiptir.

Pazarlama Teorileri

Pazarlama, tüketici davranışlarını ve pazarlama faaliyetlerinin bu davranışları nasıl etkilediğini anlamaya çalışan bir bilim dalıdır. Pazarlamacılar, tüketicileri neyin motive ettiğini ve satın alma kararlarını nasıl verdiklerini anlamak için çeşitli teoriler kullanırlar. Bu teoriler arasında şunlar yer alır:

Tüketici Davranışı Teorileri: Bu teoriler, tüketicilerin satın alma kararlarını nasıl verdiklerini ve ürünlere ve hizmetlere nasıl tepki verdiklerini anlamaya çalışır.

Pazarlama Karması Teorisi: Bu teori, pazarlamacıların kontrol ettiği dört ana pazarlama değişkenini (ürün, fiyat, dağıtım ve promosyon) ve bu değişkenlerin birbirleriyle nasıl etkileştiğini inceler.

Segmentasyon, Hedefleme ve Konumlandırma Teorisi: Bu teori, pazarlamacıların pazarlarını farklı segmentlere ayırma, her bir segmente uygun ürün ve hizmetler geliştirme ve bu ürün ve hizmetleri hedef kitleye tanıtma stratejilerini inceler.

Pazarlama Uygulamaları

Pazarlamacılar, pazarlama teorilerini kullanarak ürün ve hizmetleri pazarlamak için çeşitli teknikler ve stratejiler geliştirirler. Bu teknikler ve stratejiler arasında şunlar yer alır:

Ürün Geliştirme:Pazarlamacılar, tüketicilerin ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılayan ürünler geliştirmek için araştırma ve geliştirme faaliyetlerine katılırlar.

Fiyatlandırma: Pazarlamacılar, ürün ve hizmetler için en uygun fiyatları belirlemek için maliyet analizleri, pazar araştırmaları ve rakip fiyatlandırmalarını göz önünde bulundururlar.

Dağıtım:Pazarlamacılar, ürünlerin tüketicilere ulaşmasını sağlamak için dağıtım kanalları ve lojistik sistemleri kurarlar.

Promosyon: Pazarlamacılar, ürün ve hizmetler hakkında farkındalık yaratmak ve satışları teşvik etmek için reklam, halkla ilişkiler ve satış promosyonları gibi çeşitli tanıtım tekniklerini kullanırlar.

Pazarlama Araştırması

Pazarlamacılar, pazarlama faaliyetlerinin etkinliğini değerlendirmek ve tüketicilerin ihtiyaçlarını ve isteklerini daha iyi anlamak için pazarlama araştırması kullanırlar. Pazarlama araştırması, anketler, odak grupları ve gözlem gibi çeşitli yöntemler kullanılarak gerçekleştirilebilir.

Pazarlama Trendleri

(bkz:Pazarlama), sürekli olarak değişen bir alandır. Teknolojideki gelişmeler, küreselleşme ve tüketici davranışlarındaki değişiklikler pazarlamacıların yeni stratejiler ve teknikler geliştirmesini gerekli kılar. Pazarlamacıların güncel trendleri takip etmesi ve pazarlama planlarını buna göre uyarlaması önemlidir.

Sonuç Olarak

Pazarlama, işletmelerin başarısı için kritik öneme sahip bir alandır. Pazarlamacılar, tüketici davranışlarını ve pazarlama teorilerini anlayarak ve çeşitli pazarlama tekniklerini kullanarak ürün ve hizmetleri pazarlamak için etkili stratejiler geliştirebilirler.
YÖK Atlas, Yüksek Öğretim Kalite Kurulu (YÖK) tarafından geliştirilen bir web tabanlı yazılımdır. Üniversiteye giriş sınavına giren adayların bilinçli bir şekilde karar vermesini sağlamak için tasarlanmıştır.

YÖK Atlas, adaylara aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli bilgiler sağlar:

Türkiye'deki tüm lisans ve ön lisans programları hakkında bilgi

Her programın taban ve tavan puanları
Her programın kontenjanı
Her programın yerleştirilme puanı
Her programın iş imkanları
Her programın ders planı
Mezunların puanları ve netleri

YÖK Atlas, adaylara aşağıdakileri yapma olanağı da sunar:

Programları puan, taban puan, tavan puan, kontenjan, yerleştirme puanı gibi kriterlere göre filtreleyin
Programları karşılaştırın
Tercih listeleri oluşturun

YÖK Atlas, üniversite tercihi yapacak adaylar için değerli bir araçtır. Adayların bilinçli bir şekilde karar vermesine ve kendileri için en uygun programı seçmesine yardımcı olabilir.
BTÜ (bkz:İşletme) Bölümü lisans programı, dört yıllık bir programdır. Programın amacı, öğrencilere (bkz:işletme yönetimi), (bkz:finans), (bkz:muhasebe), (bkz:pazarlama),(bkz:insan kaynakları) gibi alanlarda temel bilgi ve becerileri kazandırmaktır. Programdan mezun olan öğrenciler, kamu ve özel sektörde çeşitli pozisyonlarda çalışabilirler.

(bkz:Yüksek Lisans) Programı:

BTÜ İşletme Bölümü yüksek lisansprogramı, iki yıllık bir programdır. Programın amacı, işletme alanında uzmanlaşmak isteyen öğrencilere ileri düzey bilgi ve beceriler kazandırmaktır. Programdan mezun olan öğrenciler, akademik kariyer yapabilir veya iş dünyasında daha üst düzey pozisyonlara yükselebilirler.

Bölümün Özellikleri:

Güçlü akademik kadro
Güncel müfredat
Yurt dışı bağlantıları
Çeşitli staj imkanları
Aktif öğrenci topluluğu

Bölümün Başarıları:

Ulusal ve uluslararası alanda tanınma
Yüksek lisans programı, Türkiye'deki en iyi işletme yüksek lisans programlarından biri olarak kabul edilmektedir.
Mezunlar, kamu ve özel sektörde önemli pozisyonlarda görev almaktadırlar.
BTU'nun birçok kısaltması vardır, ancak en yaygın olanları şunlardır:

British Thermal Unit: Isı enerjisinin bir birimi.
BTU International: Birleşik Krallık merkezli bir test, inceleme ve belgelendirme kuruluşu.
Brigham Young Üniversitesi: Provo, Utah'ta bulunan özel bir araştırma üniversitesi.
Business Technology University: Berlin, Almanya'da bulunan özel bir işletme okulu.
Bangkok Teknoloji Üniversitesi: Bangkok, Tayland'da bulunan özel bir üniversite.

Ancak bizi yakından ilgilendiren bir kısaltma ise (bkz:bursa teknik üniversitesi) olmaktadır. BTU, Bursa Teknik Üniversitesi'nin kısaltmasıdır.
Uludağ'ın eteklerinde, tarihi ve doğal güzelliklerle çevrili Bursa şehrinde kök salmış Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), 2010 yılından beri ilim ve teknolojinin ulu çınarı olarak yükselmeye devam ediyor. mühendislik, mimarlık, fen bilimleri ve sosyal bilimler alanlarında yetiştirdiği sayısız öğrenciyle Türkiye'nin kalkınmasına ve gelişimine önemli katkılar sunan BTÜ, uluslararası alanda da saygın bir yere sahip. BTÜ'de lisans, yüksek lisans ve doktora programları aracılığıyla her yıl binlerce öğrenciye eğitim verilmektedir.

Güçlü Akademik Kadro:

BTÜ, alanında uzmanlaşmış ve saygın bir akademik kadroya sahiptir. Profesörler, doçentler, doktor öğretim üyeleri ve araştırma görevlilerinden oluşan bu kadro, öğrencilere en güncel bilgi ve becerileri kazandırmak için özveriyle çalışmaktadır.

Araştırma ve Geliştirmeye Önem:

BTÜ, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine büyük önem vermektedir. Üniversite bünyesinde bulunan araştırma merkezleri ve laboratuvarlar, çeşitli alanlarda önemli araştırma projelerine ev sahipliği yapmaktadır. BTÜ'nün araştırma ve geliştirme faaliyetleri, Türkiye'nin bilim ve teknolojide ilerlemesine katkıda bulunmaktadır.

Uluslararasılaşma:

BTÜ, uluslararasılaşma alanında da önemli adımlar atmaktadır. Dünyanın birçok üniversitesiyle iş birliği anlaşmaları bulunan BTÜ, Erasmus gibi programlar aracılığıyla öğrenci ve akademisyen değişimine aktif olarak katılmaktadır.

Bursa'nın Kalbi BTÜ:

BTÜ, sadece bir eğitim kurumu olmanın ötesinde, Bursa'nın kalbinde yer alan ve şehre değer katan bir kurumdur. Üniversite, düzenlediği kültürel ve sosyal etkinliklerle şehrin canlılığına katkıda bulunmaktadır.

(bkz:btu)
yield farming (verim çiftçiliği),merkezi olmayan finans (defi)dünyasında popüler bir trend olup, kripto varlıklarla pasif gelir elde etme yöntemidir.


i̇şte nasıl çalıştığı:

kripto varlık kilitleme: yield farming yapmak isteyen kişi, seçtiği defi protokolündeki likidite havuzuna desteklediği kripto varlıklarını (çoğunlukla stablecoin veya ethereum) kilitler.

likidite sağlama: kilitlenen varlıklar likidite havuzunun rezervini destekleyerek varlık takası, borç alma, ödünç verme işlemleri için hazır hale getirilir.

ödüller kazanma: kullanıcılar likidite sağladıkları için bu protokolün tokenları şeklinde ödüller kazanmaya başlar.

ödül çeşitleri:

protokol tokenları: yield farming protokolünün kendi tokenlarını (örn: cake, uni vb.) kazanırsınız.

yönetim tokenları: katıldığınız protokolün yönetiminde söz hakkı kazandıran tokenler elde edebilirsiniz.

i̇şlem ücretleri: protokolde gerçekleşen işlemlerin küçük bir yüzdesi kullanıcıya likidite sağlayıcı (lp) olarak ödül verilir.

verim yüzdeleri (apy-apr): kazancınızı etkileyen iki ana ölçüt var:

(bkz:apy)(annual percentage yield) : tahmini yıllık getiri

(bkz:apr) (annual percentage rate): apy' den farkı; apr bileşik kazanç hesaba katılmazken, apy kazandığınız getiriyi getiriye ekler. apy genellikle daha yüksek görünür.

yield farming için popüler protokoller:

aave
compound
uniswap
makerdao
curve finance

yield farming riskleri:

geçici kayıp (impermanent loss): varlık çiftlerinden birinin fiyatı diğerine göre değiştiğinde kilitli varlıklar değer kaybedebilir. bu kayıp bazen ödüller ile dengelenebilir ancak bazen dengelenmeyebilir.

akıllı sözleşme riskleri: defi projelerinin kodlarında açıklar olması durumunda hack saldırılarına hedef olma riski yüksektir.

volatilite: kripto paraların fiyatı çok hızlı değişken olabilir. bu da kazandığınız ödüllerin veya kilitli varlıkların değerinden kayıp anlamına gelebilir.

önemli hatırlatma: yield farming oldukça karmaşık olabilir ve defi platformlarına varlık göndermeden çok yüksek getiri vaatlerine temkinli yaklaşın. detaylı olarak araştırın ve kendi riskinizi değerlendirin. bu bilgiler asla bir yatırım tavsiyesi olarak değerlendirilmemelidir.
Merkezi Olmayan Finans (DeFi): Kapsamlı Bir İnceleme

Merkezi olmayan finans (DeFi), geleneksel finansal sistemlere alternatif bir finansal sistem sunan, hızla gelişen bir alandır. (bkz:DeFi), (bkz:blockchain) teknolojisi üzerine kurulu ve aracı kurumlara ihtiyaç duymadan finansal işlemlere izin veren bir dizi protokol ve uygulamadan oluşmaktadır. Bu yazıda, DeFi'nin temel kavramları,çalışma prensipleri, kullanım alanları ve potansiyel faydaları ve riskleri incelenmektedir.

Anahtar Kelimeler: Merkezi olmayan finans, DeFi, blockchain, (bkz:Ethereum), akıllı sözleşmeler, (bkz:yield farming), stake etme, likidite havuzu, merkezi olmayan borsa ((bkz:DEX)), merkezi olmayan özerk organizasyon ((bkz:DAO))

Giriş:

Geleneksel finansal sistemler, merkezi kurumlar tarafından kontrol edilmekte ve işlemler genellikle yavaş, pahalı ve erişimi kısıtlı olabilmektedir. DeFi ise bu sorunlara çözüm sunmak için ortaya çıkan bir teknolojidir. DeFi'de tüm işlemler blockchain üzerinde şeffaf bir şekilde gerçekleşir ve aracı kurumlara ihtiyaç duyulmaz. Bu da daha hızlı, daha ucuz ve daha erişilebilir bir finansal sistem sunar.

DeFi'nin Temel Kavramları:

Blockchain: DeFi, işlemlerin şeffaf ve güvenli bir şekilde kaydedildiği, dağıtık bir defter sistemidir.

Akıllı Sözleşmeler:Önceden belirlenmiş koşullar yerine getirildiğinde otomatik olarak yürütülen kod parçalarıdır.

Yield Farming: Kullanıcıların likidite sağlayarak veya stake ederek kripto para birimlerinden gelir elde etmesine olanak tanıyan bir yöntemdir.

Stake Etme:Kullanıcıların kripto para birimlerini bir ağa kilitlemeleri ve karşılığında ödül kazanmalarıdır.

Likidite Havuzu:Alıcı ve satıcıların kripto para birimlerini takas edebildiği bir platformdur.

Merkezi Olmayan Borsa (DEX): Aracı kurumlara ihtiyaç duymadan kripto para birimlerinin takas edilebildiği bir platformdur.

Merkezi Olmayan Özerk Organizasyon (DAO): Merkezi bir otorite tarafından yönetilmeyen, token sahiplerinin oylama yoluyla karar verdiği bir organizasyondur.

DeFi'nin Kullanım Alanları:

Ödünç Verme ve Borçlanma: Kullanıcıların kripto para birimlerini teminat olarak kullanarak borç almasına veya kripto para birimlerine yatırım yaparak faiz geliri elde etmesine olanak tanır.

Ticaret: Kullanıcıların merkezi olmayan borsalarda kripto para birimlerini takas etmesine olanak tanır.

Sigorta: Kullanıcıların kripto para birimlerini ve varlıklarını çeşitli risklere karşı sigortalamasına olanak tanır.

Tahmin Piyasaları: Kullanıcıların gelecekteki olaylar hakkında tahminlerde bulunarak kripto para birimleri kazanmasına olanak tanır.

DeFi'nin Potansiyel Faydaları:

Daha Hızlı ve Daha Ucuz İşlemler: Aracı kurumlara ihtiyaç duyulmadığı için işlemler daha hızlı ve daha ucuz gerçekleşir.

Daha Erişilebilir Finansal Sistem: Dünyanın her yerinden herkese finansal hizmetlere erişim sağlar.

Daha Şeffaf ve Güvenli Sistem: Blockchain teknolojisi sayesinde tüm işlemler şeffaf ve güvenli bir şekilde gerçekleşir.

Daha Fazla Kontrol: Kullanıcılar, varlıklarının kontrolünü kendileri elinde tutar.

DeFi'nin Potansiyel Riskleri:

Düzenleme Eksikliği: DeFi, hala gelişmekte olan bir alandır ve herhangi bir düzenlemeye tabi değildir. Bu da yatırımcıları dolandırıcılık ve diğer risklere karşı savunmasız hale getirebilir.

Teknik Karmaşıklık: DeFi, teknik açıdan karmaşık bir alan olabilir ve bu da bazı kullanıcılar için erişimi zorlaştırabilir.

Güvenlik Riskleri: Akıllı sözleşmeler ve diğer DeFi protokolleri bilgisayar korsanlarına karşı savunmasız olabilir.

Sonuç Olarak:

defi , finansal sistemin geleceği için önemli bir potansiyele sahip olan hızla gelişen bir alandır. DeFi'ye yatırım yapmadan önce, bu alandaki gelişmeleri takip etmek ve potansiyel riskleri anlamak önemlidir.
Pazarlama, bir ürün veya hizmeti belirli bir hedef kitleye satmak için yapılan tüm faaliyetleri kapsayan bir süreçtir. Bu süreç, ürün geliştirmeden ve fiyatlandırmadan, promosyona ve dağıtıma kadar birçok farklı aşamayı içerir.

Pazarlamanın temel amacı, müşteri ihtiyaçlarını ve isteklerini anlayarak, onları tatmin edecek ürün ve hizmetler sunmaktır. Bunu başarmak için pazarlamacılar, çeşitli araştırma yöntemleri kullanarak hedef kitleyi analiz eder ve onların satın alma davranışlarını anlamaya çalışır.

Pazarlama Karması ((bkz:4P))
Pazarlama karması, pazarlama planını oluşturmak için kullanılan temel bir araçtır. Dört ana unsurdan oluşur:

1. Ürün (Product):Pazarlama karmasının en temel unsurudur. Ürün, müşterinin ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılayan bir mal veya hizmet olabilir. Ürün geliştirirken, pazarlamacılar ürünün fonksiyonel özelliklerini, tasarımını, markasını ve ambalajını dikkate almalıdır.

2. Fiyat (Price):Ürün için belirlenen bedeldir. Fiyatlandırma, ürünün değerini, maliyetlerini, rakiplerin fiyatlarını ve hedef kitlenin ödeme gücünü göz önünde bulundurarak yapılmalıdır.

3. Yer (Place):Ürünün müşteriye ulaştırılmasını sağlayan dağıtım kanalları ve yöntemleridir. Dağıtım kanalları arasında perakende mağazaları, e-ticaret platformları ve toptancılar yer alabilir.

4. Promosyon (Promotion): Ürün hakkında bilgi vermeyi ve müşteriyi satın almaya teşvik etmeyi amaçlayan tüm faaliyetlerdir. Promosyon faaliyetleri arasında reklam, halkla ilişkiler, satış teşviki ve doğrudan pazarlama yer alır.

Pazarlama karması kavramını daha iyi öğrenebilmek için (bkz:4p), (bkz:7p), (bkz:4c) kavramlarına bakabilirsiniz. Çünkü, zaman içerisinde değişim göstermiştir.

Pazarlama Karması Örnekleri

Bir fast food restoranının pazarlama karması:

Ürün: Hamburger, patates kızartması, kola
Fiyat: Uygun fiyatlı
Yer: Hızlı servis restoranları, alışveriş merkezleri
Promosyon: Televizyon reklamları, sosyal medya kampanyaları
Bir lüks otomobil markasının pazarlama karması:

Ürün: Lüks sedan, SUV

Fiyat: Yüksek fiyatlı

Yer: Yetkili satıcılar, özel showroomlar

Promosyon: Dergi reklamları, prestijli etkinliklere sponsorluk

Sonuç Olarak:

(bkz:Pazarlama karması), pazarlama planı oluşturmak için kullanılan önemli bir araçtır. Pazarlamacılar, pazarlama karması unsurlarını etkin bir şekilde kullanarak, ürünlerini ve hizmetlerini hedef kitleye ulaştırabilir ve satışlarını artırabilir.
Edebi bir dille ifade etmek gerekirse, deuden bir teknoloji perisi gibidir; işletmelerin karmaşık teknoloji dünyasında kaybolmalarını engeller ve onları modernizmin ışığında rehberlik eder. Şirket, her müşterinin hikayesine saygı duyar ve onların başarılarına ortak olur. Bu nedenle, (bkz:Deuden) sadece bir şirket değil, aynı zamanda bir dost ve yol arkadaşıdır.

Şirketin temel prensipleri arasında, müşteri memnuniyeti en üst sırada gelir. Bu doğrultuda, her bir müşterinin ihtiyaçlarını anlamak ve en uygun çözümleri sunmak için titizlikle çalışır. Deuden, güvenilirlik ve dürüstlük ilkeleri doğrultusunda iş yapar ve müşterilerine sağladığı her hizmette kalite standartlarını korur.

DEUDEN ismi, DEU'den gelmektedir. Kısaltması, Almanya ve Dokuz Eylül'ü andırmaktadır. Çünkü, kurucusunun DEU sevgisi ön plandadır. Özgün ve tescilli marka olan DEUDEN.com.tr, seo uyumlu web siteleri ve seo hizmeti sunmaktadır. Talep edilmesi halinde anlamlı içerikler ile web sitelerinizi süslemektedir.

Deuden.com.tr firmasının sunduğu hizmetler şunlardır:


Web Tasarım ve Geliştirme: Profesyonel web tasarımı ve geliştirme hizmetleri sunarlar. Müşterilerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş, kullanıcı dostu ve işlevsel web siteleri oluştururlar. SEO uyumlu web sitelerine sahip olmak ister misiniz? Eğer cevabınız evet ise deuden.com.tr blogunu takip edebilirsiniz ve deuden üzerinden hizmet alabilirsiniz.

Mobil Uygulama Geliştirme: Akıllı telefonlar için özel olarak tasarlanmış mobil uygulamalar geliştirirler. Bu uygulamalar, işletmelerin müşterileriyle etkileşimini artırır ve hizmetlerini daha erişilebilir hale getirir.


Teknik Destek ve Danışmanlık: Teknik sorunların çözümü için destek hizmetleri sağlarlar ve işletmelere teknoloji konusunda danışmanlık yaparlar. Bu, işletmelerin teknolojiyi daha etkin bir şekilde kullanmalarına yardımcı olur. SEO konusunda ciddi bir konumda yer alan deuden, seo bilgisini firmalara aktarmaktadır. Özellikle seo uyumlu web sitelerini sıfırdan zirveye taşımaktadır.

Bu hizmetler, Deuden'ın müşterilerine sunarak işletmelerin teknolojiyi daha verimli bir şekilde kullanmalarına ve rekabet avantajı elde etmelerine yardımcı olur.
İşletme bilimi, karmaşık bir dünyayı anlama ve yönetme sanatıdır. Rakamlardan ve analizlerden çok daha fazlasıdır. İnsan davranışlarını, pazar dinamiklerini ve küresel güçleri anlamak için bir çerçevedir.

İşletmenin özü, değer yaratmadır. Bir girişimci bir fikirle yola çıkar ve onu somut bir ürüne veya hizmete dönüştürür. Bu ürün veya hizmet, insanların ihtiyaçlarını karşılar ve karşılığında bir değer alır. Bu değer döngüsü, ekonomik kalkınmanın ve refahın temelini oluşturur.

İşletme, küçük bir girişimden büyük bir kuruluşa kadar her ölçekteki organizasyonu yönetmek için kullanılabilir. Bu bilim, kaynakları etkin bir şekilde kullanmayı, riskleri yönetmeyi ve sürdürülebilir bir başarı elde etmeyi mümkün kılar.

İşletme sadece kâr elde etmekle ilgili değildir. İşletmelerin, çalışanlarına, müşterilerine ve topluma karşı da sorumlulukları vardır. Etik ve sürdürülebilir bir şekilde faaliyet göstermek, günümüzün iş dünyası için bir gerekliliktir.

Teknoloji ve globalleşmenin etkisiyle iş dünyası sürekli değişiyor. İşletme bilimi de bu değişimlere ayak uydurmak zorundadır. Yeni iş modelleri, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilirlik, geleceğin iş dünyasının anahtar kelimeleridir.

İşletme bilimini sadece bir bilim dalı olarak değil, aynı zamanda bir edebiyat eseri olarak da görebiliriz. Bir girişimcinin hikayesi, bir şirketin büyümesi ve gelişmesi, bir sektörün dönüşümü; hepsi birer romanın veya filmin konusu olabilir.

Sonuç olarak; işletme bilimi, insanlığın en önemli buluşlarından biridir. Bu bilim sayesinde dünyayı daha iyi bir yer haline getirebiliriz. İşletme biliminin gücüyle, daha adil, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebiliriz.

(bkz:4p)
(bkz:7p)
(bkz:4c)
(bkz:pazarlama karması)
(bkz:4C) pazarlama karması, geleneksel (bkz:4P) modelini (ürün, fiyat, yer, promosyon) müşteri odaklı bir perspektife kaydıran bir pazarlama karması modelidir. 4C'nin her harfi, pazarlama çabalarının müşteri merkezli olmasını vurgulamak için bir kelimeyi temsil eder:

1. Müşteri Değeri (Customer Value): 4C'nin kalbinde yer alan müşteri değeri, müşterinin bir sorununa/ihtiyacına çözüm sunarak yarattığınız faydayı ifade eder.

Ürün veya hizmetiniz ile sunulan bu değer, rekabette öne çıkabilmeniz ve müşteri sadakatini artırmanız için kritiktir.
Müşteri değeri somut (örneğin bir ürünün işlevselliği) veya duygusal (örneğin marka ile kurulacak duygusal bağ) olabilir.

2. Müşteri Maliyeti (Customer Cost): Bu unsur, müşterinin ürün veya hizmetinizi satın almak, kullanmak ve elden çıkarmak için ödediği tüm maliyetleri kapsar.

Maliyet sadece para ile ilgili değildir. Zaman, çaba, duygusal stres gibi faktörler de dahildir.
Müşteri maliyetini minimuma indirmek hem satışları artırır hem de müşteri memnuniyetini yükseltir.

3. Müşteriye Kolaylık (Customer Convenience): Bu unsur, müşterinin ürün veya hizmeti satın alma, kullanma ve bilgi edinme sürecindeki kolaylığı ifade eder.

Satın alma süreci kolay mı? Kullanım rahat mı? Müşteri hizmetlerine ulaşım hızlı ve verimli mi? Bu soruların cevabı kritiktir.
Müşteriye kolaylık sağlamak, satın alma kararını olumlu etkiler ve tekrarlayan müşteri yaratır.

4. Müşteri İletişimi (Customer Communication): Bu unsur, müşteri ile açık, tutarlı ve iki yönlu iletişim kurmayı ifade eder.

Reklam ve promosyonların yanı sıra müşteri ilişkileri, sosyal medya ve geri bildirim mekanizmaları da iletişimin bir parçasıdır.
Müşterileri dinlemek, şeffaf olmak ve onlarla isteklerine uygun şekilde iletişim kurmak markaya güven sağlar.

4C pazarlama karması, 4P modelinden farklı olarak müşteriyi merkeze alarak onun ihtiyaç ve beklentilerine öncelik verir. Bu sayede daha sürdürülebilir, etkili ve müşteri odaklı bir pazarlama stratejisi oluşturmayı sağlar.

Unutmayın:

4C ve 4P birbirini tamamlayan modellerdir. Her birinin kendi güçlü yönleri vardır ve pazarlama planınızın farklı aşamalarında kullanılabilirler.

Pazar dinamikleri, hedef kitle ihtiyaçları ve rekabet koşullarına göre 4C veya 4P karmasını tercih edebilirsiniz.

Hangi modeli seçerseniz seçin, her zaman müşteriyi merkeze almak ve ona değer sunmayı önceliklendirmelisiniz.
(bkz:4P) pazarlama karmasından (ürün, fiyat, yer, promosyon) daha geniş bir çerçeve sunan 7P pazarlama karmasında, 4P'ye 3 ek unsur daha eklenmiştir:

İlave Unsurlar:

İnsanlar (People): Şirketin ürün veya hizmetini sunan, müşteriyle doğrudan ilişkide olan personeli, satış temsilcileri, servis elemanları, destek ekipleri gibi çalışanları ifade eder. Bu kişilerin sahip olduğu bilgi, beceri, tutum ve davranışlar müşteri deneyimini ve markanın algısını doğrudan etkiler.

Fiziksel Kanıtlar (Physical Evidence): Şirketin sunduğu hizmetlerin veya ürünlerin somut ve maddi temsillerini içerir. Mağazaların dekorasyonu, ambalaj tasarımı, web sitesi arayüzü, servis ortamı gibi unsurlar fiziksel kanıt olarak örneklendirilebilir. Fiziksel kanıtlar, markanın imajı ve hizmet kalitesiyle ilgili tüketicinin algısını şekillendirir.

Süreçler (Process): Ürün veya hizmetin sunulması, siparişin işlenmesi, müşteri hizmetleri gibi faaliyetlerin gerçekleştirildiği aşamaları içerir. Bu süreçlerin etkin ve verimli olması, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırır.

7P pazarlama karması, özellikle hizmet sektörlerinde 4P karmasından daha yararlı bir çerçeve olarak kabul edilir. Hizmetlerde ürün somut olmadığı için fiziki kanıtlar önem kazanır. Personelin becerileri ve tutumları da direkt olarak müşteri deneyimini etkiler. Süreçlerin ise hızlı ve sorunsuz işlemesi müşteri memnuniyeti için kritiktir.

Unutmayın:

7P unsurları da birbirleriyle bağlantılıdır ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
Pazar dinamikleri, hedef kitle ihtiyaçları ve rekabet koşullarına göre 4P veya 7P karması tercih edilebilir.

Bazı durumlarda farklı P'lerin sayısı arttırılarak daha kapsamlı pazarlama karması modelleri de geliştirilebilir.

Eğer 7P pazarlama karmasını uygulamak istiyorsanız, her bir unsura özen göstermeli ve hedef kitlenize göre optimize etmelisiniz. Bu sayede daha etkili bir pazarlama stratejisi oluşturabilirsiniz.
4P, pazarlama karması anlamına gelmektedir. bir firmanın pazarlama planını oluşturmak için kullandığı temel bir çerçevedir. Dört P, ürün (product), fiyat (price), yer (place) ve promosyon (promotion) kelimelerinin ilk harflerinden oluşmaktadır.

1. Ürün (Product):

Ürün, firmanın pazara sunduğu mal veya hizmettir.

Ürün geliştirme aşamasında firmanın hedef kitlesinin ihtiyaçlarını ve isteklerini göz önünde bulundurması gerekir.

Ürün, fonksiyonel faydalarının yanı sıra duygusal faydalar da sunmalıdır.

2. Fiyat (Price):

Fiyat, ürünün satışı için belirlenen bedeldir.

Fiyatlandırma, maliyetler, rekabet ve hedef kitlenin fiyat algısı gibi birçok faktöre bağlı olarak yapılmalıdır.

Fiyat, ürünün değerini ve markanın konumlandırılmasını da yansıtmalıdır.

3. Yer (Place):

Yer, ürünün hedef kitleye ulaştırılması için kullanılan dağıtım kanalları ve satış noktalarıdır.

Dağıtım kanalları, doğrudan satış, perakende satış, toptan satış gibi farklı şekillerde olabilir.

Satış noktaları, ürünün hedef kitlenin kolayca ulaşabileceği ve satın alabileceği yerlerde olmalıdır.

4. Promosyon (Promotion):

Promosyon, ürünün hedef kitleye tanıtılması ve satışlarının artırılması için yapılan faaliyetlerdir.

Reklam, halkla ilişkiler, satış teşviki ve doğrudan pazarlama gibi farklı promosyon araçları kullanılabilir.

Promosyon faaliyetleri, ürünün özelliklerini ve faydalarını hedef kitleye etkili bir şekilde iletmelidir.

4P pazarlama karması unsurları birbiriyle bağlantılıdır ve bir bütün olarak ele alınmalıdır. Başarılı bir pazarlama planı oluşturmak için firmanın bu unsurları hedef kitlesine ve pazarlama objectivesine uygun şekilde optimize etmesi gerekir.

4P pazarlama karması dışında, günümüzde pazarlamacılar tarafından (bkz:7P) ve (bkz:4C) gibi farklı pazarlama karmasımodelleri de kullanılmaktadır.
iktisat denilince aklınıza ne geliyor? iktisat ne demek? iktisadın eş anlamlısı nedir? Önemli bir soru değil mi? (bkz:iktisat), ekonomi anlamını taşır. iktisat, ekonomi demektir. ancak iktisat ekonomiden de ötedir. iktisat tutumluluk da demektir. iktisat, kökeni itibarıyla birkaç anlamı içerisinde taşır. iktisat fazlasıyla anlamlı bir kelimedir. Bu nedenle birçok üniversitede iktisat bölümleri bulunur.

İktisat kelimesinin eş anlamlıları arasında "ekonomi", "iktisadi bilim", "ekonomik bilim", "ekonomi bilimi" ve "ekonomi politikası" yer almaktadır.

İktisat, insanların ihtiyaçlarını karşılamak için kısıtlı kaynakları etkili bir şekilde kullanmayı inceleyen bir bilim dalıdır. İktisat, kaynakların nasıl üretileceği, dağıtılacağı ve kullanılacağı konularında analitik bir yaklaşım sunar. İktisatçılar, fiyatlar, üretim, tüketim, ticaret, istihdam ve gelir gibi konuları inceler ve bu alanlardaki ilişkileri anlamaya çalışırlar.

Ekonomi kelimesi, genellikle piyasa ekonomisine veya bir ülkenin toplam üretim, gelir, istihdam ve fiyatlarının analizine atıfta bulunur. İktisadi bilim ise bu konuları sistematik bir şekilde inceleyen disiplinlerarası bir alandır. Ekonomi politikası ise hükümetlerin ekonomik faaliyetleri düzenlemek ve yönlendirmek için kullandığı politika ve araçları ifade eder.

İktisat kelimesi, geniş bir anlamda ekonomiyle ilgili her şeyi kapsar. (bkz:Mikroekonomi), (bkz:makroekonomi), uluslararası ekonomi, kamu ekonomisi ve kalkınma ekonomisi gibi alt disiplinler, iktisadın farklı alanlarını ele alır.

Sonuç olarak, iktisatkelimesinin eş anlamlıları olan "ekonomi", "iktisadi bilim", "ekonomik bilim", "ekonomi bilimi" ve "ekonomi politikası" terimleri, insanların ekonomik faaliyetlerini inceleyen ve anlamaya çalışan bir disiplini ifade eder. İktisat, kaynakların etkin bir şekilde kullanılması, üretim ve tüketim süreçleri, fiyatlar, ticaret ve istihdam gibi konuları analiz ederek toplumsal refahın artırılmasına katkıda bulunur.
Arama motoru optimizasyonu (SEO), web sitelerini arama motoru sonuç sayfalarında (SERP'ler) daha üst sıralarda yer almasına yardımcı olan bir dizi teknik ve stratejiden oluşur. Bu, web sitesine daha fazla trafik çekmeye ve daha fazla potansiyel müşteri ve satış elde etmeye yardımcı olabilir.

SEO'nun Nedenleri

SEO'nun birçok faydası vardır, bunlardan bazıları şunlardır:

Daha fazla web sitesi trafiği: SEO, web sitenizin SERP'lerde daha üst sıralarda yer almasına yardımcı olarak daha fazla insan tarafından görülmesini sağlar.

Daha fazla potansiyel müşteri ve satış: Daha fazla trafik, daha fazla potansiyel müşteri ve satışa dönüşebilir.

Marka bilinirliği:SEO, markanızın bilinirliğini ve itibarını artırmaya yardımcı olabilir.
Rekabet avantajı: Rakiplerinizden daha iyi bir SEO stratejisine sahip olmak, size rekabette bir avantaj sağlayabilir.

SEO Nasıl Yapılır?

SEO, birçok farklı teknik ve stratejiden oluşur. Bunlardan bazıları şunlardır:

Anahtar kelime araştırması: Hedef kitlenizin aradığı anahtar kelimeleri belirlemek ve bu kelimeleri web sitenizin içeriğinde ve meta verilerinde kullanmak.

İçerik optimizasyonu: Web sitenizin içeriğini arama motorları için optimize etmek.

Teknik SEO: Web sitenizin teknik altyapısını arama motorları için optimize etmek.

Link inşası:Web sitenize diğer web sitelerinden gelen bağlantıları artırmak.

SEO İçin Bilimsel Yaklaşım

SEO, sürekli değişen bir alandır. Arama motorları algoritmalarını sürekli olarak güncellemektedir. Bu nedenle, SEO'da başarılı olmak için bilimsel bir yaklaşım benimsemek önemlidir. Bu, şunları içerir:

Verileri analiz etmek:Web sitenizin performansını analiz etmek ve SEO stratejinizi buna göre optimize etmek.

Deneyler yapmak:Farklı SEO tekniklerini test etmek ve hangilerinin en iyi sonucu verdiğini belirlemek.

En son trendleri takip etmek: Arama motoru optimizasyonundaki en son trendleri takip etmek ve SEO stratejinizi buna göre güncellemek.

Sonuç

SEO, web sitenizin başarısı için önemli bir faktördür. Bilimsel bir yaklaşım benimseyerek ve SEO'nun temel ilkelerini uygulayarak, web sitenizin SERP'lerde daha üst sıralarda yer almasını sağlayabilir ve daha fazla trafik, potansiyel müşteri ve satış elde edebilirsiniz.

SEO'nun Şiiri

Kelimelerin Dansı

Arama motorlarında zirveye ulaşmak,
Bir sanat eseridir, incelik ister, maharet.
Anahtar kelimeler, birer nota gibi,
Doğru dizilişte bir senfoni yaratır.

Başlığın Gücü

Bir mıknatıs gibi çeker dikkatleri,
Başlık, ilk izlenimdir, her şeyden önemli.
Kısa ve öz olmalı, merak uyandırmalı,
Hedef kitleye hitap etmeli, açık ve net olmalı.

İçeriğin Krallığı

Bilgi dolu bir denizdir içerik,
Faydalı ve özgün olmalı, her daim.
Anahtar kelimeler ustaca yerleştirilmeli,
Akıcı ve ilgi çekici bir üslupla sunulmalı.

Teknik Detayların Gizemi

Görünmez bir el gibi yönlendirir arama motorlarını,
Teknik SEO, sihirli bir dokunuştur adeta.
Hızlı ve optimize edilmiş bir web sitesi,
Başarının anahtarıdır, her daim.

Sosyal Medyanın Etkisi

Dalga dalga yayılır etkisi,
Sosyal medya, bir okyanus gibidir.
Paylaşımlar ve etkileşimler artar görünürlüğü,
SEO'yu besler, zirveye taşır web sitenizi.

SEO'nun Ruhu

Sabır ve emek ister SEO,
Sürekli güncellenen bir algoritmadır.
Analizler ve optimizasyonlar rehberinizdir,
Başarıya ulaşmak için anahtarınızdır.

Sonuç

SEO, bir bilimdir, bir sanattır,
Dijital dünyada bir rehberdir.
Doğru stratejiler ve titizlikle uygulandığında,
Başarının kapılarını açar, zirveye taşır sizi.

Sonuç olarak, SEO, en kısa ve öz biçimde böyle anlatılabilir.
Sakinliği arayan insanların adresi olabilecek ilçelerin listesine hazır mısınız? Sakin şehir konusunu irdeleyelim mi? Öncelikle, sakin şehir denildiğinde bütün dünya nasıl tanımlıyor konusuna bakalım mı?

"Sakin şehir" (İngilizce: "Quiet City" veya "Cittaslow"), hızlı tempolu yaşamdan uzak, sakin ve kaliteli bir yaşam tarzını teşvik eden bir kavramdır. sakin şehir hareketi, yerel kültürü, çevre korumasını, sürdürülebilirlik ilkesini ve insan odaklı kentsel planlamayı vurgulayan bir yaklaşımdır.

Sakin şehir hareketi, 1986 yılında İtalya'nın Orvieto şehrinde başlatılmıştır. İtalyan aktivist ve düşünür Paolo Saturnini liderliğindeki bir grup, hızlı kentleşmenin ve modernleşmenin yarattığı sorunlara alternatif bir çözüm aramak amacıyla bu hareketi başlatmıştır. Hareket, daha sakin, daha insan odaklı ve çevreye duyarlı bir yaşam tarzını destekleyen şehirlerin oluşturulmasını teşvik etmektedir.

Sakin şehirler, yavaş hareketi, yerel ürünlerin ve yerel kültürün teşvik edilmesini, çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılmasını ve insanların yaşam kalitesini artırmayı hedeflemektedir. Bu şehirlerde trafik sakinleştirilir, yeşil alanlar ve parklar geliştirilir, yerel üretim ve organik tarım teşvik edilir, kültürel etkinlikler ve festivaller düzenlenir ve toplum katılımı teşvik edilir.

Sakin şehirler, dünya genelinde birçok ülkede benimsenmiş ve birçok şehir sakin şehir statüsü kazanmıştır. Bu şehirler arasında İtalya'dan başlayarak İspanya, Fransa, Almanya, Hollanda, Japonya, Güney Kore, Türkiye ve diğer birçok ülkeden şehirler bulunmaktadır. Sakin şehir hareketi, kaliteli yaşam ve sürdürülebilirlik konularında farkındalık yaratmayı ve daha iyi bir gelecek için örnek oluşturmayı amaçlamaktadır.

Peki, Türkiye'de bulunan sakin şehirler hangileridir?
görsel
Tasarruf, bir ekonominin güçlü olmasını sağlayan en önemli kavramdır. Bir ülke ekonomisi, tasarruf ile güçlenir. Çünkü, tasarruf bir kültürdür. Birikim ile geleceği şekillendirir. Harcamadan önce düşünmeyi gerektirir. Harcamaları anlamlı kılar. Tasarruf, yarınları düşünmektir. Har vurup harman savurmadan önce bir plan yapmaktır. Bu nedenle, ekonominin bütünü için tasarruf çok ama çok önemlidir. Ancak gelişmiş ülkelere göre geride kalan ülkelerde bu çok önemsenmez. Bireysel özellikler, ekonominin bütününe sirayet ederse ekonomi böylelikle çıkmaza girebilir. Bireysel bazda düşündüğümde, tasaruf konusunda iyi bir birey olmadığımı söyleyebilirim. Ancak bunun yine göreceli olduğunu da vurgulamalıyım. An itibarıyla (bkz:tasarruf el kitabı) adında basit bir kitaba başladım. Okulda yıllarca tasarruf kavramını dinledim. Kelimenin özüne odaklandım. Tasarruf müthiş bir kavram. Geleceği şekillendirmek için gerekli olan ana kavram. Çünkü, tasarruf oranının düşük olduğu ülkelerde birçok kötülük ortaya çıkabiliyor. Zor günde kalan insanlar çok farklı noktalara savrulabiliyor. Mikro açıdan ortaya çıkan kötü durumlar, makro görüntüyü de bozabiliyor. Ne kadar da kişisel bir anlatım oldu, değil mi? Peki tasarrufun daha iktisadi anlatımı nedir? Merak ediyor musunuz? Bunu bir insana değil, bir bota soralım mı? Chatgpt, iktisat alanında bulunan tasarrufu nasıl tanımlarsın, diyelim mi? işte karşınızda onun tanımı:

(bkz:Tasarruf), iktisadi bir terim olup gelirin harcamadan önce bir kısmının biriktirilmesi anlamına gelir. İktisatta tasarruf, gelirin tüketilmeyip biriktirilerek gelecekteki yatırım veya harcamalar için kullanılmasıdır.

Tasarruf, bireylerin, hanehalklarının, şirketlerin veya devletin gelirleri üzerinden gerçekleştirilebilir. Bireyler, gelirlerinin bir kısmını biriktirerek tasarruf yapabilirler. Benzer şekilde, şirketler de elde ettikleri karın bir kısmını tasarruf olarak ayırabilir ve gelecekteki yatırımlar için kullanabilirler.

Tasarruf, (bkz:iktisadi büyüme) ve yatırımlar için önemlidir. Bir ekonomidedaha fazla tasarruf, daha fazla yatırımanlamına gelir. Yatırımlar iseüretken sermaye oluşturarak ekonomik büyümeyi teşvik eder. Aynı zamanda tasarruf, bir ekonomideki fonların kullanımını da etkiler. Tasarruf oranı yüksek olan bir ülkede, daha fazla fon biriktiği için yatırım yapma ve ekonomik faaliyetleri finanse etme potansiyeli daha yüksektir.

Tasarruf aynı zamanda ekonomik istikrar için de önemlidir. Özellikle bireylerin ve hanehalklarının tasarruf yapması, beklenmedik harcama veya gelir kayıplarına karşı bir güvenlik ağıoluşturabilir. Bu durum, ekonomik durgunluk veya mali kriz gibi zor zamanlarda bireylerin ve hanehalklarının daha dirençli olmalarına yardımcı olabilir.

Sonuç olarak, tasarruf iktisatta gelirin biriktirilmesi ve gelecekteki harcamalar veya yatırımlar için kullanılması anlamına gelir. Hem ekonomik büyüme hem de (bkz:istikrar)açısından önemli bir faktördür.
Hisse değerlerinin fiyatına yönelik basit bir yöntemdir. Hissenin ucuzluğunu veya pahalılığını ölçmek için kullanılır. Bir hisse ucuz mu? Yoksa hisse pahalı mı? Neye bakarak karar verirsiniz sorusunun cevabı niteliğindedir. İşte o değer, fiyat kazanç oranıdır. Yüksek olması iyi bir durumdur. Çünkü, kazanç yüksek ise hisse ön plana çıkar. Peki arkasında yatan mantık nedir? Çok basit. fiyat kazanç oranı, adı üstünde bir orandır. Bu noktada, (bkz:birim hisse), (bkz:piyasa fiyatı), (bkz:kazanç) kavramları önemlidir. kazanç ile eşdeğer olan (bkz:kâr) yine aynı oranda önemlidir. Fiyat kazanç oranını anlamak için birkaç farklı kavramı çok iyi bilmek gerekmektedir. Kısa anlatımı ise şudur: bir hissenin kazançtan alacağı orandır. Öncelikle kazanç nasıl olur sorusunu cevaplamak gerekir. Çünkü, kazancın olması hisseyi değerlendirir. Zarar eden bir şirket için bu oran olumlu olmayacaktır. Fiyat kazanç oranının, 3 farklı kelimeden oluştuğu çok açıktır. (bkz:fiyat), (bkz:kazanç)ve (bkz:oran)kelimeleri.. Fiyat/kazanç oranı... Daha net tanımı ise fiyat bölü kazanç oranı... Price / Earning Ratio olarak da bilinir. Bir hisse için en önemli kavramların başında gelir. F/K ile basit biçimde hisse senedi değerlerini belirten web sitelerinde görülebilir. Peki fiyat kazanç oranı kaç olmalıdır? Öncelikle pozitif olmalıdır. Ne kadar büyük olursa o kadar iyidir.